31.03.2026 12:10:37

İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Kapsamında 2026 Yılında Süresi Dolacak Dampinge Karşı Önlemlerin İlanı (Tebliğ No: 2026/4)

Giriş:

6 Şubat 2026 tarihli ve 33160 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (No: 2026/4) ile, 2026 yılının ikinci yarısında yürürlük süresi sona erecek olan dampinge karşı önlemler ilan edilmiştir. Tebliğ, söz konusu önlemler bakımından nihai gözden geçirme soruşturması (NGGS) başvuru hakkını, sürelerini ve usulünü açık şekilde ortaya koymaktadır.

Bu düzenleme, yalnızca bir bilgilendirme Tebliği niteliğinde olmayıp; ithalat maliyetleri, tedarik zinciri kararları ve rekabet koşulları açısından doğrudan etkisi olan bir takvim ve risk yönetimi aracıdır. Özellikle dampinge karşı önlem uygulanan ürünlerde faaliyet gösteren firmalar açısından, önlemlerin devam edip etmeyeceğine ilişkin süreçlerin yakından takip edilmesi gerekmektedir.

Bu çerçevede, ithalat süreçlerinin yalnızca mevcut vergi yükleri üzerinden değil, olası mevzuat değişiklikleri ve soruşturma süreçleri üzerinden de değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu yaklaşımın temelini oluşturan faturayı değil hikayeyi yönet perspektifi, dış ticaret işlemlerinin statik değil dinamik bir yapı içinde ele alınması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Düzenlemenin Kapsamı

Tebliğ ile, 2026 yılının ikinci yarısında süresi sona erecek olan dampinge karşı önlemler; GTİP, eşya tanımı, menşe ülke, ilgili Tebliğ ve bitiş tarihleri itibarıyla detaylı bir tablo halinde ilan edilmiştir.

Bu kapsamda öne çıkan ürünler arasında;

Plastik maddelerden olan bilyalı kalemler (GTİP 9608…) için Çin Halk Cumhuriyeti menşeli ithalatta uygulanan önlemler 15.07.2026 tarihinde,

Süspansiyon tipi PVC (GTİP 3904.10…) için ABD ve Almanya menşeli ithalatta uygulanan önlemler 14.07.2026 tarihinde,

Paslanmaz çelikten borular (GTİP 7306…) için Vietnam menşeli ithalatta uygulanan önlemler ise 10.07.2026 tarihinde sona erecektir.

Bununla birlikte Tebliğ, bu önlemlerin sona ermeden önce gözden geçirilmesine imkân tanıyan NGGS sürecine ilişkin usul ve esasları da açık şekilde düzenlemektedir.

Sistem Nasıl İşler?

Dampinge karşı önlemler, belirli bir süre için yürürlüğe konulmakta ve bu sürenin sonunda otomatik olarak sona ermektedir. Ancak bu sona erme durumu, yerli üretim dalının talebi üzerine başlatılacak bir nihai gözden geçirme soruşturması ile değiştirilebilmektedir.

NGGS başvurusu, önlemin yürürlük süresinin sona ermesinden en geç üç ay önce yapılmalıdır. Başvurunun, yerli üreticiler veya yerli üretim dalı adına hareket edenler tarafından gerçekleştirilmesi ve yeterli delillerle desteklenmesi gerekmektedir.

Başvurunun kabul edilmesi halinde, mevcut önlemler soruşturma sonuçlanıncaya kadar yürürlükte kalmaya devam etmektedir. Bu durum, ithalatçılar açısından “önlem bitiyor” varsayımıyla hareket edilmesini riskli hale getirmektedir.

Bu noktada, dampinge karşı önlem süreçlerinin yalnızca mevzuat bilgisi ile değil, aynı zamanda uygulama ve risk yönetimi perspektifiyle değerlendirilmesi gerekmektedir. Nitekim gümrükte gerçek uyum işlemin tüm yönleri ele alınmadan risk bitmez yaklaşımı, bu tür süreçlerin bütünsel şekilde ele alınmasının önemini ortaya koymaktadır.

Pratik Etkiler (Maliyet ve Operasyon)

Dampinge karşı önlemlerin sona ermesi veya devam etmesi, ithalat maliyetleri üzerinde doğrudan etki yaratmaktadır.

Önlemlerin sona ermesi durumunda, ithalat maliyetlerinde düşüş yaşanması ve rekabet koşullarının değişmesi söz konusu olacaktır. Buna karşılık, NGGS başvurusu yapılması ve önlemlerin devam etmesi halinde mevcut maliyet yapısı korunacaktır.

Bu durum, ithalatçı firmaların tedarik zinciri planlamasını doğrudan etkilemektedir. Özellikle uzun vadeli kontratlar, fiyatlama stratejileri ve stok yönetimi bu belirsizlikten etkilenmektedir.

Ayrıca, önlemlerin devam etmesi halinde alternatif tedarikçi veya menşe değişikliği gibi stratejik kararların da gündeme gelmesi mümkündür.

Bu çerçevede, ithalat süreçlerinin yalnızca mevcut durum üzerinden değil, olası senaryolar üzerinden planlanması gerekmektedir. Bu planlamanın sağlıklı şekilde yapılabilmesi açısından ithalat danışmanlığı desteği, firmalar açısından önemli bir avantaj sağlamaktadır.

Risk Alanları

Düzenleme ile birlikte ortaya çıkan en önemli risk alanı, önlemlerin sona ereceği varsayımı ile hareket edilmesidir.

NGGS başvurusu yapılması halinde önlemlerin devam edeceği dikkate alınmadan yapılan maliyet planlamaları, ciddi finansal sapmalara yol açabilir.

İkinci önemli risk alanı, GTİP ve menşe tespitine ilişkindir. Önlemlerin kapsamı GTİP ve menşe ülke bazında belirlendiği için, yanlış sınıflandırma veya yanlış menşe beyanı yapılması durumunda ek mali yükümlülükler ve cezai riskler ortaya çıkabilir.

Bu noktada, özellikle GTİP tarife sınıflandırma sürecinin doğru yönetilmesi kritik önem taşımaktadır.

Üçüncü risk alanı ise sözleşmesel yükümlülüklerdir. Uzun vadeli tedarik sözleşmelerinde, dampinge karşı önlemlerin değişmesi durumunda fiyatların nasıl revize edileceğine ilişkin hükümlerin bulunmaması, ticari uyuşmazlıklara yol açabilir.

Uyum ve Denetim Etkisi

Dampinge karşı önlemler, gümrük idareleri tarafından doğrudan uygulanan mali yükümlülükler arasında yer almaktadır. Bu nedenle, uygulamaya ilişkin hatalar doğrudan vergi farkı ve ceza riskini beraberinde getirmektedir.

Özellikle sonradan kontrol süreçlerinde, geçmiş dönem ithalat işlemleri detaylı şekilde incelenmekte ve önlem uygulamalarının doğru yapılıp yapılmadığı denetlenmektedir.

Bu kapsamda, firmaların geçmiş işlemlerini de kapsayacak şekilde bir kontrol mekanizması kurması gerekmektedir. Bu yaklaşımın temelini oluşturan sonradan kontrol danışmanlığı süreci, olası risklerin önceden tespit edilmesi açısından kritik önem taşımaktadır.

Stratejik Aksiyonlar

Firmaların bu Tebliğ kapsamında proaktif bir yaklaşım benimsemesi gerekmektedir.

İthal edilen ürünlerin Tebliğ kapsamında olup olmadığı, GTİP ve menşe bazında kontrol edilmelidir.

Önlemlerin sona ermesi veya devam etmesi ihtimaline göre alternatif senaryolar oluşturulmalıdır.

Tedarik zinciri ve fiyatlama stratejileri bu senaryolara göre güncellenmelidir.

Yerli üretici konumunda olan firmalar, NGGS başvuru süresini kaçırmamalı ve gerekli delil hazırlıklarını zamanında tamamlamalıdır.

Sözleşmeler, önlem değişikliklerine uyum sağlayacak şekilde revize edilmelidir.

Bu süreçlerin bütünsel şekilde yönetilmesi açısından dış ticaret danışmanlığı yaklaşımı önemli bir rol oynamaktadır.

Profesyonel Değerlendirme

Tebliğ ile yapılan düzenleme, mevcut önlemlerin sona ereceğine ilişkin bir bildirimden öte, firmalar için bir karar ve hazırlık süreci başlatmaktadır.

Önlemlerin devam edip etmeyeceği, NGGS sürecine bağlı olup; bu durum ithalatçılar açısından belirsizlik yaratmaktadır. Bu belirsizlik, doğru yönetildiğinde fırsata; yanlış yönetildiğinde ise maliyet artışına dönüşebilmektedir.

Bu nedenle, firmaların yalnızca mevcut duruma göre değil, olası gelişmelere göre de hazırlık yapması gerekmektedir.

Bu yaklaşımın detaylı şekilde ele alındığı yeni nesil gümrük danışmanlığı perspektifi, bu tür dinamik süreçlerin yönetimi açısından önemli bir referans oluşturmaktadır.

Sonuç

2026 yılı içerisinde süresi dolacak dampinge karşı önlemlerin ilan edilmesi, ithalat ve üretim faaliyetleri açısından kritik bir takvim ve risk yönetimi aracı niteliğindedir.

Önlemlerin sona ermesi veya devam etmesi ihtimali, maliyet yapısı, rekabet koşulları ve ticari kararlar üzerinde doğrudan etki yaratmaktadır.

Firmaların bu süreci yakından takip etmesi, senaryo bazlı planlama yapması ve gerekli aksiyonları zamanında alması gerekmektedir.

Resmî Gazete Referansı

6 Şubat 2026 tarihli ve 33160 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (No: 2026/4)”.

İlgili mevzuat dokümanı.

İlgili Mevzuat Güncellemeleri

Bu mevzuat güncellemeleri, Türkiye’de gümrük ve dış ticaret uyumunda süregelen gelişmeleri yansıtmaktadır.