
Gümrükte Gerçek Uyum: İşlemin Tüm Yönleri Ele Alınmadan Risk Bitmez
Ancak bu parçaların üretiminde kullanılan kalıplar(mould) ithalatçı tarafından tasarlanmış ve üreticiye bedelsiz verilmiş. Kalıplar ürünün üretim maliyetine içkin olduğundan, kalıp değeri de gümrük kıymetine eklenmesi gereken bir unsurdur. Bu bilgi göz ardı edildiğinde, idare kıymetin eksik beyan edildiğini tespit edebilir; sonuç, geriye dönük ek vergi, faiz ve cezalar ile firmanın güvenilirlik profilinde zedelenmedir. Benzer şekilde, ürün bir marka lisansı altında satılıyor ve ithalatçı üreticiye veya üçüncü bir hak sahibine royalty/lisans bedeli ödüyorsa, bu ödeme eşya ile doğrudan ilişkili ise gümrük kıymetine dahil edilmelidir. Lisans bedelinin faturadan ayrı ödenmesi, onu “işlemin dışı” yapmaz; aksine, işlemle bağlantısı kurulabildiğinde beyanın bir parçasıdır.
Özellikle çok uluslu şirketlerde (ÇUŞ), bağlı taraflar arasındaki satışlarda transfer fiyatlandırması ile gümrük kıymetinin uyumlu kurgulanması zorunludur. Grup içi iskontolar, üretim destekleri, yazılım ve know-how bedelleri, marka kullanımı, kalıp ve fikri hak devri gibi unsurlar yanlış ya da eksik değerlendirildiğinde, idare bu işlemleri bağlı taraf incelemesi kapsamında daha yakından izler. Doğru analiz yapılmadan verilen beyanlar yalnızca maddi risk yaratmaz; aynı zamanda araştırma ve izahat taleplerini tetikler, süreçleri uzatır, liman ve antrepo beklemelerine, operasyonel aksaklıklara ve müşteri taahhütlerinin gecikmesine yol açabilir. Bir noktadan sonra mesele, basit bir vergilendirme hatasından çıkıp, şirketin ticari itibarı ve tedarik zinciri performansını etkileyen bir uyum problemine dönüşür.
Bu nedenle “işlemin tüm yönleri”nin ele alınması, sadece dış danışmanın yapacağı bir teknik egzersiz değil, şirket içinde sürdürülebilir bir farkındalık ve koordinasyon meselesidir. Doğru kıymet ve doğru beyan; muhasebenin ödeme ve ek maliyet kayıtlarını, lojistikin teslim/taşıma koşullarını ve navlun-sigorta akışını, satın almanın sözleşme hükümlerini ve fiyatlamayı, üretimün kalıp/yardımcı malzeme ve proses katkılarını, finansın bağlı taraf/royalty/know-how ödemelerini aynı masada buluşturmasıyla mümkündür. Bu disiplinlerarası koordinasyon sağlanmadıkça, tek bir departmanın mükemmel çalışması bile beyanın bütününü “doğru” yapmaya yetmez.
Üstelik bu değerlendirmelerin en başta—teklif, sözleşme ve tedarik planlama aşamalarında—yapılması kritik önemdedir. Kalıp bedelinin kimde kalacağı, royalty’nin hangi koşullarda doğacağı, teslim şeklinde hangi maliyetlerin kime ait olacağı gibi konular, işlem başladıktan sonra “ek” olarak tartışıldığında hem pazarlık gücü azalır hem de gümrük uyum maliyeti artar. Başta yapılan net kurgu, hem doğru vergilendirmeyi sağlar hem de ileride doğabilecek denetim ve ceza risklerini en düşük seviyeye indirir.
Her ülkenin yerel mevzuatı ve idari yaklaşımı farklılık gösterebilir. Bir ülkede teknik servis veya yazılım bedeli kıymete dahil kabul edilirken, başka bir yerde farklı yorumlar görülebilir. Bu yüzden burada genel prensiplerden bahsediyoruz; somut tutar ve yaptırımlar ülke uygulamalarına göre değişebilir. Ancak prensip değişmez: fatura ve GTİP yalnızca başlangıçtır. Sözleşme metinleri, Incoterms, ödeme planları, bağlı taraf ilişkileri, kalıp ve lisans gibi gayrimaddi unsurların tamamı birlikte okunmadan resim tamamlanmaz.
Sonuç olarak, gümrükte doğru vergilendirme; belgenin değil işlemin bütününün anlaşılmasına, şirket içinde bölümler arası koordinasyonun yerleşmesine ve bu farkındalığın sürecin en başına taşınmasına bağlıdır. Bu yaklaşım, yalnızca bugünkü beyanın doğruluğunu değil, yarın çıkabilecek denetimlerin hızla ve güvenle aşılmasını, tedarik zincirinin de kesintisiz işlemesini sağlar. Profesyonel gümrük danışmanlığının değeri de tam burada ortaya çıkar: evrak toplamak değil, ticaretin tüm resmini birlikte ve doğru okumak.



