Gümrük danışmanlığı hızlı, izlenebilir, şeffaf. Otomatik yapay zeka değil, Gerçek Uzman Görüşü alın.

Sorunuzu ve belgeleri yükleyin; Danışmanı seçin; Sistemimiz ön inceleme yapar, ÜCRETSİZ net bir teklif ve hedef teslim süresi oluşturur. Cevabınız alanında uzman gümrük profesyonelleri tarafından hazırlanır.

  • Doğru beyan ve mevzuat uyumu ile risk ve maliyetlerin minimizasyonu
  • Minimum 15 yıl mesleki deneyimli danışmnalardan gerçek uzman görüşü
  • Süreç şeffaflığı ve izlenebilirlik, kurumsal üyelikte ekip yönetimi
  • Baştan belirli ve hızlı teslim: Doğru bilgi tam zamanında, uygun maliyet

Uzmanlık Alanlarımız

Gümrük Kıymeti ve Kıymet Uyuşmazlıkları

Satış bedeli, ilişkili alıcı/satıcı, royalty, assists gibi unsurların gümrük kıymetine yansıtılmasına yönelik analiz ve uyuşmazlık desteği.

GTİP ve Tarife Sınıflandırması

Ürün teknik dokümanlarına dayalı GTİP tespiti, bağlayıcı tarife bilgisi başvurusu ve sınıflandırma kaynaklı vergi/izin risklerinin azaltılması.

Menşe, Tercihli Tarife ve STA Uygulamaları

Menşe kuralları, tedarik zinciri kurgusu, EUR.1 / fatura beyanı ve tercihli tarife şartlarının doğrulanması; menşe kaynaklı risklerin yönetimi.

Gözetim, İzinler ve Ticaret Politikası Önlemleri

Gözetim uygulamaları, ithal lisansları; gecikme ve ilave maliyet doğuran hataların önlenmesi.

Teknik Düzenlemeler, TAREKS ve Uygunluk

CE işareti, etiketleme, uygunluk beyanı ve teknik dosyaların Tek Pencere Sistemi ve TAREKS süreçlerine uygunluk açısından analiz edilmesi; ithalat aşamasında teknik denetim nedeniyle ortaya çıkabilecek ret, belge tamamlama ve işlem gecikmesi risklerinin önlenmesi.

İtiraz, Dava ve Gümrük İhtilaf Yönetimi

İtiraz ve dava değerlendirmesi, itiraz dosyalarının hazırlanması ve dava stratejisinin oluşturulması; sonradan kontrol kapsamındaki destek ve ihtilafların doğru şekilde yürütülmesi.

Gümrük360 Haberler

Soru Hazırlama Rehberi
Gümrük360 Dashboard ile Neler Yapılır?

Son Yazılar

İthalatta KKDF Rehberi ve Ceza Riski Doğuran Haller

İthalatta KKDF Rehberi ve Ceza Riski Doğuran Haller

Özet Dış ticaret operasyonlarında idare ile ithalatçıları en sık karşı karşıya getiren konuların başında Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu, kısa adıyla KKDF gelmektedir. Birçok ithalatçı, eşya bedelini yurt dışına “peşin” ödediği sürece KKDF riskinin tamamen ortadan kalktığını düşünmektedir. Oysa KKDF açısından yalnızca paranın gönderilmiş olması yeterli değildir. Ödemenin doğru zamanda, doğru kişiye, doğru tutarda, ilgili ithalat işlemiyle bağlantısı kurulabilecek şekilde ve bankacılık sistemi ile Transfer Bildirim Formu üzerinden tevsik edilerek gerçekleştirilmesi gerekir. Kabul kredili, vadeli akreditifli ve mal mukabili ödeme şekillerine göre yapılan ithalatlar kural olarak %6 oranında KKDF kesintisine tabidir. Buna karşılık peşin, peşin nitelikteki akreditifli ve vesaik mukabili işlemlerde gerekli ödeme ve tevsik şartlarının yerine getirilmesi hâlinde KKDF doğmaz. Ancak uygulamada ödemenin tescilden sonra yapılması, ödemenin yalnızca banka talimatı aşamasında kalması, Transfer Bildirim Formunun ithalatla eşleştirilememesi, ihracatçı yerine üçüncü bir kişi veya şirkete ödeme yapılması, ithalat bedelinin ithalatçı dışındaki bir kişi tarafından ödenmesi, peşin gönderilen bedelin bankadan geri dönmesi, credit note veya cari hesap mahsuplarının kullanılması, grup şirketleri arasında netleştirme yapılması, banka masrafları nedeniyle ticari borcun bir kısmının açık kalması, antrepo veya serbest bölge devirlerinde ödeme zincirinin tamamlanmaması ve sonradan kesinleşen kıymet unsurlarının süresinde ödenmemesi gibi nedenlerle, ticari açıdan peşin görünen bir ithalat dahi KKDF ve buna bağlı gümrük cezalarıyla karşılaşabilir.

Gümrükte Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları İhlalleri

Gümrükte Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları İhlalleri

Fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması, günümüz dış ticaret operasyonlarında yalnızca hukuki bir başlık değil, doğrudan gümrük işlemlerinin yönetilmesi gereken kritik bir uyum alanıdır. Türkiye’de bu konu, 4458 sayılı Gümrük Kanunu başta olmak üzere ilgili ikincil düzenlemelerle açık ve bağlayıcı şekilde düzenlenmiştir. Bu çerçevede gümrük idareleri, yalnızca eşyanın teknik uygunluğunu değil, aynı zamanda marka, tasarım ve diğer fikri haklara uygunluğunu da denetlemekle yükümlüdür. Bu denetimlerin sonucu, ithalatçı açısından doğrudan eşyanın serbest bırakılması veya tamamen kaybı gibi kritik sonuçlar doğurabilmektedir.

Kayıt Belgesi Uygulaması ve Gümrük Kıymeti: Hukuki Çerçeve ve Uygulama Gerçekliği

Kayıt Belgesi Uygulaması ve Gümrük Kıymeti: Hukuki Çerçeve ve Uygulama Gerçekliği

Türkiye’de ithalat süreçlerinde belirli eşya grupları için uygulanan kayıt belgesi mekanizması, klasik anlamda bir ithalat izni veya lisansından ziyade, piyasa gözetimi ve ticaret politikası araçlarının bir uzantısı olarak ortaya çıkmakta, ancak uygulamada doğrudan gümrük kıymeti tartışmalarını tetikleyen ve firmalar açısından ciddi mali ve cezai riskler doğuran bir kontrol alanına dönüşmektedir. Kayıt belgesinde yer alan birim değerlerin fiili ithalat işlemlerinde referans alınması, bu değerlerin gümrük kıymetiyle ilişkisi, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarıyla uyumu ve Türk gümrük mevzuatı çerçevesindeki hukuki geçerliliği konusunda önemli tartışmalar doğurmaktadır. Bu yazıda kayıt belgesi uygulamasının mevzuat dayanağı, ithalat sürecindeki yeri, belge üzerinde yer alan değerlerin hukuki niteliği, DTÖ Gümrük Kıymeti Anlaşması ile uyumu, bu değerlere göre yapılan ödemelerin geri alınabilirliği ve özellikle ceza riskinin nasıl oluştuğu değerlendirilmektedir.