Gümrük danışmanlığı hızlı, izlenebilir, şeffaf. Otomatik yapay zeka değil, Gerçek Uzman Görüşü alın.

Sorunuzu ve belgeleri yükleyin; Danışmanı seçin; Sistemimiz ön inceleme yapar, ÜCRETSİZ net bir teklif ve hedef teslim süresi oluşturur. Cevabınız alanında uzman gümrük profesyonelleri tarafından hazırlanır.

  • Doğru beyan ve mevzuat uyumu ile risk ve maliyetlerin minimizasyonu
  • Minimum 15 yıl mesleki deneyimli danışmnalardan gerçek uzman görüşü
  • Süreç şeffaflığı ve izlenebilirlik, kurumsal üyelikte ekip yönetimi
  • Baştan belirli ve hızlı teslim: Doğru bilgi tam zamanında, uygun maliyet

Uzmanlık Alanlarımız

Gümrük Kıymeti ve Kıymet Uyuşmazlıkları

Satış bedeli, ilişkili alıcı/satıcı, royalty, assists gibi unsurların gümrük kıymetine yansıtılmasına yönelik analiz ve uyuşmazlık desteği.

GTİP ve Tarife Sınıflandırması

Ürün teknik dokümanlarına dayalı GTİP tespiti, bağlayıcı tarife bilgisi başvurusu ve sınıflandırma kaynaklı vergi/izin risklerinin azaltılması.

Menşe, Tercihli Tarife ve STA Uygulamaları

Menşe kuralları, tedarik zinciri kurgusu, EUR.1 / fatura beyanı ve tercihli tarife şartlarının doğrulanması; menşe kaynaklı risklerin yönetimi.

Gözetim, İzinler ve Ticaret Politikası Önlemleri

Gözetim uygulamaları, ithal lisansları; gecikme ve ilave maliyet doğuran hataların önlenmesi.

Teknik Düzenlemeler, TAREKS ve Uygunluk

CE işareti, etiketleme, uygunluk beyanı ve teknik dosyaların Tek Pencere Sistemi ve TAREKS süreçlerine uygunluk açısından analiz edilmesi; ithalat aşamasında teknik denetim nedeniyle ortaya çıkabilecek ret, belge tamamlama ve işlem gecikmesi risklerinin önlenmesi.

İtiraz, Dava ve Gümrük İhtilaf Yönetimi

İtiraz ve dava değerlendirmesi, itiraz dosyalarının hazırlanması ve dava stratejisinin oluşturulması; sonradan kontrol kapsamındaki destek ve ihtilafların doğru şekilde yürütülmesi.

Gümrük360 Haberler

Soru Hazırlama Rehberi
Gümrük360 Dashboard ile Neler Yapılır?

Son Yazılar

Gümrükte Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları İhlalleri

Gümrükte Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları İhlalleri

Fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması, günümüz dış ticaret operasyonlarında yalnızca hukuki bir başlık değil, doğrudan gümrük işlemlerinin yönetilmesi gereken kritik bir uyum alanıdır. Türkiye’de bu konu, 4458 sayılı Gümrük Kanunu başta olmak üzere ilgili ikincil düzenlemelerle açık ve bağlayıcı şekilde düzenlenmiştir. Bu çerçevede gümrük idareleri, yalnızca eşyanın teknik uygunluğunu değil, aynı zamanda marka, tasarım ve diğer fikri haklara uygunluğunu da denetlemekle yükümlüdür. Bu denetimlerin sonucu, ithalatçı açısından doğrudan eşyanın serbest bırakılması veya tamamen kaybı gibi kritik sonuçlar doğurabilmektedir.

Kayıt Belgesi Uygulaması ve Gümrük Kıymeti: Hukuki Çerçeve ve Uygulama Gerçekliği

Kayıt Belgesi Uygulaması ve Gümrük Kıymeti: Hukuki Çerçeve ve Uygulama Gerçekliği

Türkiye’de ithalat süreçlerinde belirli eşya grupları için uygulanan kayıt belgesi mekanizması, klasik anlamda bir ithalat izni veya lisansından ziyade, piyasa gözetimi ve ticaret politikası araçlarının bir uzantısı olarak ortaya çıkmakta, ancak uygulamada doğrudan gümrük kıymeti tartışmalarını tetikleyen ve firmalar açısından ciddi mali ve cezai riskler doğuran bir kontrol alanına dönüşmektedir. Kayıt belgesinde yer alan birim değerlerin fiili ithalat işlemlerinde referans alınması, bu değerlerin gümrük kıymetiyle ilişkisi, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarıyla uyumu ve Türk gümrük mevzuatı çerçevesindeki hukuki geçerliliği konusunda önemli tartışmalar doğurmaktadır. Bu yazıda kayıt belgesi uygulamasının mevzuat dayanağı, ithalat sürecindeki yeri, belge üzerinde yer alan değerlerin hukuki niteliği, DTÖ Gümrük Kıymeti Anlaşması ile uyumu, bu değerlere göre yapılan ödemelerin geri alınabilirliği ve özellikle ceza riskinin nasıl oluştuğu değerlendirilmektedir.

Yanlış GTİP Beyanı ve İdarenin Kaçakçılık Yaklaşımının Hukuki Sınırları

Yanlış GTİP Beyanı ve İdarenin Kaçakçılık Yaklaşımının Hukuki Sınırları

Dış ticarette GTİP tespiti, yalnızca bir sınıflandırma işlemi değil, aynı zamanda vergilendirme ve ticaret politikası önlemlerinin belirlenmesinde temel bir unsurdur. Bu nedenle yapılan her beyan, doğrudan mali yükümlülükleri etkiler. Ancak uygulamada son dönemde idarenin, GTİP farklılıklarını daha sık şekilde kaçakçılık kapsamında değerlendirmeye yöneldiği görülmektedir. Bu yaklaşım, hem mevzuat hem de yargı içtihatları açısından tartışılması gereken önemli bir alan yaratmaktadır. Öncelikle temel ayrımı net koymak gerekir. Yanlış GTİP beyanı, her durumda suç değildir. Gümrük hukukunda bu tür durumlar kural olarak idari yaptırımlarla ele alınır. Eğer beyan edilen GTİP nedeniyle eksik vergi tahakkuk etmişse, idare bu farkı tahsil eder ve buna bağlı idari para cezası uygular. Bu yaklaşım, sistemin düzeltmeye dayalı yapısını yansıtır. Amaç, cezalandırmaktan önce doğru vergiyi temin etmektir. Buna karşılık aynı fiil, belirli şartlar altında 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında suç olarak değerlendirilebilir. Ancak burada kritik eşik, basit bir beyan hatası değil, kasıtlı ve hileli bir davranışın varlığıdır. Kaçakçılık suçunun oluşabilmesi için yalnızca yanlış GTİP beyanı yeterli değildir. Bu yanlışlığın bilinçli şekilde yapılması, gerçeğin gizlenmesi veya yanıltıcı bilgi ve belge kullanılması gerekir. Bu ayrım teoride nettir; ancak uygulamada bu sınırın giderek bulanıklaştığı görülmektedir.