Gökhan Yurdakul
Gökhan Yurdakul
Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri
Tüm yazıları

TAREKS, Gümrükte Yeni Yıldız: Kapsam Dışı Beyandan Teknik Denetime

2026 yılı itibarıyla TAREKS uygulamalarında yapılan değişiklikler, yalnızca bir usul güncellemesi değil; ithalat süreçlerinin zihniyetini değiştiren yapısal bir dönüşüm niteliği taşımaktadır. Özellikle “kapsam dışı beyan” uygulamasının klasik anlamda ortadan kalkması, firmalar açısından yeni bir denetim gerçekliğini beraberinde getirmiştir. Artık bir ürünün kapsam dışında olduğunun beyan edilmesi, sürecin otomatik olarak hızlanmasını sağlayan bir istisna değil; aksine, denetim sürecinin başlangıç noktası hâline gelmiştir.

Bu yeni yaklaşımda TAREKS, yalnızca kapsamdaki ürünleri filtreleyen bir sistem olmaktan çıkmış; kapsam dışı olduğu iddia edilen ürünlerin dahi teknik, hukuki ve fonksiyonel açıdan değerlendirilmesini zorunlu kılan merkezi bir denetim mekanizmasına dönüşmüştür. Bu dönüşümün en somut yansıması ise GTİP analizinin ve teknik dosya incelemesinin süreç içindeki ağırlığının ciddi biçimde artmasıdır.

Kapsam Dışı Beyandan Denetim Mantığına Geçiş

Önceki uygulamada kapsam dışı beyan, çoğu zaman beyana dayalı ve nispeten deklaratif bir işlem olarak ele alınabiliyordu. Ürünün ilgili ürün güvenliği tebliğinin kapsamına girmediği yönündeki değerlendirme, gümrük beyannamesi üzerinde yapılan bir beyanla sınırlı kalabiliyor; denetim çoğu dosyada fiilen devreye girmiyordu.

2026 itibarıyla bu yaklaşım terk edilmiştir. Kapsam dışı olduğu ileri sürülen her ürün, artık TAREKS üzerinden denetim birimlerine yönlendirilmekte ve teknik ile mevzuata dayalı bir incelemeye tabi tutulmaktadır. Bu durum, “kapsam dışı” kavramını fiilen yeniden tanımlamıştır. Kapsam dışı olmak, artık denetimden muaf olmak anlamına gelmemektedir; tam tersine, bu iddianın gerekçelendirilmesi ve ispatlanması gerekmektedir.

Denetim birimleri, GTİP beyanını artık sadece tarife cetveli üzerinden değil; ürünün teknik özellikleri, kullanım amacı, nihai kullanıcı profili ve piyasaya arz şekliyle birlikte değerlendirmektedir. Bu nedenle GTİP analizi, teknik dosya ile uyumlu olmak zorundadır. Teknik dokümanlarda anlatılan ürün ile GTİP tanımının birbirini desteklemediği durumlarda, kapsam dışı iddiası zayıflamakta ve dosya doğrudan denetim sürecinde yoğun incelemeye alınmaktadır.

Bu kapsamda, ürünün neden ilgili yönetmeliğin kapsamına girmediği; hangi teknik kriterler nedeniyle kapsam dışında kaldığı; kullanım amacının ve fonksiyonunun bunu nasıl desteklediği açık ve tutarlı biçimde ortaya konulmalıdır. Yönetmelik maddelerine atıf yapılmadan, genel ifadelerle hazırlanan dosyalar artık yeterli görülmemektedir. Teknik dosyanın, ilgili ürün güvenliği mevzuatı çerçevesinde bilinçli ve gerekçeli şekilde hazırlanmış olması beklenmektedir.

Süreç ve Maliyetlere Etkisi

Bu denetim odaklı yapı, süreçlerin doğal olarak uzamasına ve maliyetlerin artmasına neden olmaktadır. Kapsam dışı olduğu düşünülen bir ürün için dahi TAREKS başvurusu yapılması, denetim sürecinin beklenmesi ve olası ek belge taleplerinin karşılanması gerekmektedir. Bu durum, özellikle zaman hassasiyeti yüksek ithalatlarda planlama riskini artırmaktadır.

Ayrıca, teknik dosyaların yetersiz bulunması hâlinde dosyanın revize edilmesi, ek teknik açıklamaların hazırlanması veya ilave uzman görüşlerinin alınması gerekebilmektedir. Bu da hem operasyonel yük hem de danışmanlık maliyetleri açısından firmalar üzerinde ilave baskı yaratmaktadır.

En Çok Etkilenen Sektörler

Bu yeni yapıdan hemen her sektör etkilenmekle birlikte, bazı sektörlerde etki çok daha belirgin hissedilmektedir. Özellikle sınırda kalan, farklı teknik düzenlemelerle temas eden veya ürün çeşitliliği yüksek sektörlerde GTİP ve teknik dosya hatalarına tanınan tolerans ciddi biçimde azalmıştır.

Elektronik ve elektrikli ürünler, çok sayıda teknik düzenlemenin kesişim alanında yer aldığı için kapsam dışı değerlendirmelerde en sık denetime takılan gruplardan biridir. Tıbbi cihazlar ve sağlıkla ilişkili ürünler, kullanım amacı ve hedef kullanıcı açısından yapılan detaylı incelemeler nedeniyle yüksek riskli alan olarak öne çıkmaktadır. Makine, ekipman ve sanayi ürünlerinde ise teknik dosyanın derinliği ile GTİP–ürün uyumu belirleyici hâle gelmiştir.

Sonuç

2026 itibarıyla TAREKS uygulamalarında gelinen nokta nettir: kapsam dışı beyan artık işlemi hızlandıran bir formalite değil, teknik ve hukuki olarak savunulması gereken ciddi bir iddiadır. Bu yeni dönemde GTİP analizi ve teknik dosya kalitesi, ithalat sürecinin en kritik iki unsuru hâline gelmiştir. Ürünün gerçekten kapsam dışında olduğunun, ilgili mevzuat ve teknik gerekçelerle açıkça ortaya konulamadığı dosyalar, denetim sürecinde zaman ve maliyet kaybı ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu nedenle firmalar için artık temel mesele, kapsam dışı olup olmamak değil; bu durumu doğru, tutarlı ve mevzuata uygun şekilde ispatlayabilecek hazırlığa sahip olmaktır.