Gökhan Yurdakul
Gökhan Yurdakul
Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri
Tüm yazıları

Assistler, Mühendislik ve Geliştirme Giderleri Açısından Gümrük Kıymeti

Gümrük kıymetinin tespitinde en karmaşık ve en fazla ihtilafa konu olan alanlardan biri, Gümrük Kanunun 27-1-b maddesinde yer bulan;alıcı tarafından sağlanan mal ve hizmetler ile mühendislik, geliştirme, tasarım ve teknik hizmet giderleridir. Kısaca asistler. Bu konu, özellikle ilişkili kişiler arasındaki ticarette, sıradan bir kıymet unsuru olmaktan çıkarak çok katmanlı bir risk alanına dönüşmektedir. Zira burada mesele yalnızca bir bedelin eklenip eklenmemesi değil; hangi aşamada ortaya çıktığı, ithal eşyayla bağının nasıl kurulduğu, hangi belgelerle ispatlandığı ve hangi beyan mekanizmasıyla yönetildiğidir.

Uluslararası düzeyde bu alanın temel dayanağı, DTÖ Gümrük Kıymeti Anlaşması’dır. Anlaşma, gümrük kıymetinin esas olarak fiilen ödenen veya ödenecek fiyat üzerinden belirlenmesini öngörmekle birlikte, bu fiyata eklenmesi gereken unsurları da açıkça tanımlar. Assistler ve mühendislik hizmetleri, bu çerçevede “alıcı tarafından sağlanan ve ithal eşyanın üretimiyle doğrudan bağlantılı olan unsurlar” olarak değerlendirilmelidir.

DTÖ yaklaşımında kritik olan nokta şudur: Bir giderin gümrük kıymetine eklenip eklenmeyeceği, ödemenin zamanı veya faturanın düzenlenme tarihiyle değil, ithal eşyanın üretimi ve satışıyla olan nedensel bağıyla belirlenir.

AB Gümrük Kodu ve buna ilişkin kılavuzlarda da benzer bir yaklaşım benimsenmiştir. AB uygulamasında, mühendislik ve geliştirme hizmetlerinin AB dışında gerçekleştirilmiş olması halinde, ithal eşya ile fonksiyonel bağ kurulabiliyorsa, bu giderlerin kıymete eklenmesi gerektiği kabul edilmektedir.

Türk mevzuatında assistler ve mühendislik giderleri, Gümrük Kanunu’nun 27’nci maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Madde metni, DTÖ Anlaşması ile uyumludur. Alıcı tarafından bedelsiz veya düşük bedelle sağlanan ve ithal eşyasının üretiminde veya ihraç amacıyla satışında kullanılan mal ve hizmetlerin, fiilen ödenen veya ödenecek fiyata dahil edilmemiş olması durumunda- ki işlemin doğası gereği edilmemektedir - gümrük kıymetine eklenmesi zorunludur.

Bu noktada özellikle vurgulanması gereken husus, mühendislik, geliştirme, çizim ve tasarım hizmetlerinin ithalat ülkesinin dışında gerçekleştirilmiş olması şartıdır. Uygulamada bu unsur çoğu zaman gözden kaçmakta veya yanlış yorumlanmaktadır. Oysa bu şart, kıymet eklemesinin sınırlarını belirleyen önemli bir filtredir.

Bir diğer önemli nokta ise; Gümrük Yönetmeliği 51/2 maddesindeki istisnadır. Bu hüküm, araştırma ve ilk dizayn taslak giderlerinin gümrük kıymetine dahil edilmeyeceğini açıkça sınırlar. Bu ifade; ithal eşyasının üretimine doğrudan uygulanabilir, üretim aşamasında kullanılan mühendislik/çizim/plan hizmetlerinden önce yapılan, henüz belirli bir ürüne indirgenmemiş ön araştırma, konsept geliştirme, fizibilite, pazar/teknoloji araştırmaları, alternatif tasarım denemeleri, konsept eskizler ve ilk taslaklar gibi çalışmaları kapsar. Bu tür giderler, üretilecek nihai eşyanın teknik özelliklerini kesinleştirmediği ve üretimde doğrudan kullanılmadığı ölçüde “ilk dizayn” aşamasında kabul edilir.

Bu yaklaşım, Dünya Ticaret Örgütü Gümrük Kıymeti Anlaşması’nın Yorumlayıcı Notları ile Avrupa Birliği gümrük mevzuatında (UCC ve uygulama düzenlemeleri) yerleşik yorumla aynıdır: araştırma ve preliminary/initial design giderleri hariç tutulur; buna karşılık nihai dizayn, üretime özgülenmiş teknik çizimler, tasarımlar ve üretimde fiilen kullanılan mühendislik çalışmaları (Türkiye dışında yapılmış ve alıcı tarafından ödenmişse) gümrük kıymetine dahil edilir. Ayırıcı ölçüt; çalışmanın ürüne özgülenip özgülenmediği ve üretimde doğrudan kullanılıp kullanılmadığıdır.

İdarenin bu alandaki yaklaşımının giderek daha sistematik hale geldiği görülmektedir. Sonradan kontrol ve sonradan kontrol kapsamındaki incelemelerde, assistler artık “istisnai durum” olarak değil, standart risk başlığı olarak ele alınmaktadır. Özellikle ilişkili kişiler arasındaki işlemlerde, grup içi hizmetlerin niteliği ve bedelinin nasıl oluştuğu ayrıca sorgulanır. Bu sorgulama, yalnızca gümrük mevzuatıyla sınırlı kalmaz; transfer fiyatlandırması gibi alanlarla da kesişir. Bu nedenle, bu tür dosyalar denetimlerde genellikle uzun soluklu ve çok disiplinli incelemelere konu olmaktadır.

Uygulamada en sık yapılan hata, assist ve mühendislik giderlerinin değerlendirilmesini yalnızca ithalat anına sıkıştırmaktır. Oysa bu tür giderler, çoğu zaman ithalat öncesinde başlayan, ithalatla birlikte devam eden ve ithalat sonrasında tamamlanan uzun soluklu proje ve süreçlerin parçasıdır. Bu nedenle, yalnızca gümrük beyannamesinin tescil anına bakılarak yapılan bir değerlendirme, konunun özünü kaçırmaktadır. Gümrük kıymeti açısından esas olan, giderin hangi aşamada fiilen ortaya çıktığı değil, ithal eşyayla olan işlevsel ve ekonomik bağının kurulup kurulamadığıdır.

Bu noktada dikkat çekmek isterim ki, assistler ve mühendislik giderlerinin tespiti, klasik beyanname ve eklerinin kontrolüyle yapılamaz. Bu alan, doğası gereği çok teknik bir inceleme gerektirir. Proje sözleşmeleri, geliştirme anlaşmaları, teknik şartnameler, çizimler, iş paketleri, bütçe tabloları ve maliyet dağıtım anahtarları birlikte değerlendirilmelidir.

Bu giderler bakımından kritik bir diğer konu, doğru beyan mekanizmasının seçilmesidir. Assistler ve mühendislik giderleri, Gümrük Yönetmeliği’nin 53/5. Maddesinde vücut bulan arızi beyan olarak adlandırabileceğimiz yöntem için uygun değildir. Zira bu giderlerin varlığı, proje aşamasında bilinmektedir. Ayrıca yine, Gümrük Yönetmeliği’nin 53/1, 2,3,4 ve 6. Maddelerinde düzenlenen İstisnai Kıymetle Beyan yönteminin kullanılıp kullanamayacağı da dikkatle değerlendirilmelidir. Kanaatimizce bu tip giderlerin çoğu zaman doğası gereği ithalat öncesi netleştiği için bu yöntemin de uygulama alanı bulabilmesi sınırlıdır.  

Bu itibarla Asistin bayını ile ilgili olarak burada altı çizilmesi gereken nokta şudur: Bu tip projeler baştan gümrük gözüyle değerlendirilmemişse, gümrük kıymetinin ve dolayısıyla ithalatta vergi matrahının sağlıklı şekilde belirlenmesinde risk ciddi düzeydedir. Bu alandaki risk yalnızca ek vergi tahakkuku değildir. Assistlerin eksik veya yanlış beyanı, çoğu zaman cezai yaptırımlar, gecikme faizleri ve uzun süreli ihtilaflar doğurmaktadır.

Sonuç ve Değerlendirme

Assistler ve mühendislik giderleri, gümrük kıymetinin en zor, en teknik ve en fazla hazırlık gerektiren alanlarından biridir. Bu konuda başarı, ithalat anında değil; proje tasarım aşamasında başlar. Gümrük perspektifinin, proje sözleşmeleri hazırlanırken ve teknik dokümanlar oluşturulurken masada olması, risklerin büyük ölçüde kontrol altına alınmasını sağlar.

Bu alan, yalnızca gümrük birimlerinin değil; satın alma, mühendislik, Ar-Ge, finans ve muhasebe departmanlarının birlikte çalışmasını gerektirir. Aksi halde, sonradan yapılacak düzeltmeler çoğu zaman geç kalınmış müdahaleler olmaktan öteye geçmez. Gümrük kıymeti açısından bakıldığında, assistler konusu hâlâ en yüksek riskli alanlardan biri olmaya devam etmektedir.