Gökhan Yurdakul
Gökhan Yurdakul
Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri
Tüm yazıları

İthalatta KKDF Rehberi ve Ceza Riski Doğuran Haller

Özet

Dış ticaret operasyonlarında idare ile ithalatçıları en sık karşı karşıya getiren konuların başında Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu, kısa adıyla KKDF gelmektedir.

Birçok ithalatçı, eşya bedelini yurt dışına “peşin” ödediği sürece KKDF riskinin tamamen ortadan kalktığını düşünmektedir. Oysa KKDF açısından yalnızca paranın gönderilmiş olması yeterli değildir. Ödemenin doğru zamanda, doğru kişiye, doğru tutarda, ilgili ithalat işlemiyle bağlantısı kurulabilecek şekilde ve bankacılık sistemi ile Transfer Bildirim Formu üzerinden tevsik edilerek gerçekleştirilmesi gerekir.

Kabul kredili, vadeli akreditifli ve mal mukabili ödeme şekillerine göre yapılan ithalatlar kural olarak %6 oranında KKDF kesintisine tabidir. Buna karşılık peşin, peşin nitelikteki akreditifli ve vesaik mukabili işlemlerde gerekli ödeme ve tevsik şartlarının yerine getirilmesi hâlinde KKDF doğmaz.

Ancak uygulamada ödemenin tescilden sonra yapılması, ödemenin yalnızca banka talimatı aşamasında kalması, Transfer Bildirim Formunun ithalatla eşleştirilememesi, ihracatçı yerine üçüncü bir kişi veya şirkete ödeme yapılması, ithalat bedelinin ithalatçı dışındaki bir kişi tarafından ödenmesi, peşin gönderilen bedelin bankadan geri dönmesi, credit note veya cari hesap mahsuplarının kullanılması, grup şirketleri arasında netleştirme yapılması, banka masrafları nedeniyle ticari borcun bir kısmının açık kalması, antrepo veya serbest bölge devirlerinde ödeme zincirinin tamamlanmaması ve sonradan kesinleşen kıymet unsurlarının süresinde ödenmemesi gibi nedenlerle, ticari açıdan peşin görünen bir ithalat dahi KKDF ve buna bağlı gümrük cezalarıyla karşılaşabilir.

1. KKDF Nedir ve İthalatta Ne Zaman Doğar?

KKDF uygulamasının temel dayanağını 88/12944 sayılı Karar ile KKDF Hakkında 6 Sıra No.lu Tebliğ oluşturmaktadır.

Düzenlemenin temel yaklaşımı, ithalat bedelinin ithalattan sonra ödenmesi suretiyle yurt dışındaki satıcıdan finansman sağlanan işlemlerin fon kesintisine tabi tutulmasıdır.

Bu kapsamda kabul kredili, vadeli akreditifli ve mal mukabili ödeme şekillerine göre yapılan ithalatlarda kural olarak ithalat bedeli üzerinden %6 oranında KKDF uygulanır.

Peşin ödeme, peşin nitelikteki akreditif ve vesaik mukabili ödeme şekillerinde ise bedelin süresinde ödenmesi ve ödemenin mevzuata uygun şekilde belgelenmesi şartıyla KKDF kesintisi yapılmaz.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, gümrük beyannamesinde ödeme şeklinin “peşin” olarak yazılmasının işlemi kendiliğinden KKDF’siz hâle getirmemesidir.

Gümrük idaresi açısından belirleyici olan, ödemenin fiilen ne zaman ve nasıl yapıldığı ile söz konusu ödemenin ilgili ithalat işlemiyle ilişkilendirilip ilişkilendirilemediğidir.

 

2. KKDF Açısından Kritik Tarih: Gümrük Beyannamesinin Tescili

Normal bir serbest dolaşıma giriş işleminde KKDF bakımından kritik eşik, gümrük beyannamesinin tescil tarihidir.

İthalat bedelinin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce veya en geç bu tarihte ödenmiş olması gerekir.

Gümrükler Genel Müdürlüğünün 2011/16 sayılı Genelgesinde, ithalat bedelinin tescil tarihinden önce veya tescil tarihinde bankaya yatırılması ve bankanın transferi en geç iki iş günü içinde tamamlaması hâlinde ödemenin peşin kabul edilebileceği belirtilmiştir.

Bununla birlikte 2017/20 sayılı Transfer Bildirim Formları Genelgesi sonrasında elektronik tevsik sistemi önem kazanmıştır. Peşin, akreditifli veya vesaik mukabili ödeme şekliyle bağlantılı transfer için bankaca oluşturulan 23 haneli Belge ID, gümrük beyannamesinin 44 no.lu hanesinde beyan edilmektedir.

Bu nedenle operasyonel açıdan en güvenli yöntem, öncelikle transferin gerçekleştirilmesi, ardından Transfer Bildirim Formunun oluşturulması ve Belge ID’nin alınması, tutar ve fatura bilgilerinin kontrol edilmesi ve bu işlemler tamamlandıktan sonra gümrük beyannamesinin tescil edilmesidir.

 

3. KKDF Doğmaması İçin Yerine Getirilmesi Gereken Şartlar

3.1. Ödeme şekli mevzuata uygun olmalıdır

İthalatın peşin, peşin akreditif veya peşin nitelikte vesaik mukabili ödeme yöntemiyle gerçekleştirilmesi gerekir.

Sözleşmede “cash in advance” veya “advance payment” yazması tek başına yeterli değildir. Ödeme fiilen bu niteliğe uygun gerçekleştirilmelidir.

3.2. Ödeme süresinde gerçekleştirilmelidir

Bedel, gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce veya en geç bu tarihte ödenmelidir.

2011/16 sayılı Genelgede belirtilen bankaya yatırma ve en geç iki iş günü içinde transfer şartının uygulanacağı durumlarda bankaya yatırma tarihi, transfer talimatı, hesaptan çıkış tarihi, bankanın transferi tamamladığı tarih ve Transfer Bildirim Formu birlikte değerlendirilmelidir.

3.3. Transfer Bildirim Formu doğru düzenlenmelidir

2017/20 sayılı Genelge kapsamında Transfer Bildirim Formunda özellikle ithalatçı bilgileri, ihracatçı bilgileri, transfer alıcısının bilgileri, ticari veya proforma fatura numarası, fatura tarihi, ödeme tutarı, para birimi, transferin kaynağı ve banka masrafları doğru ve eksiksiz yer almalıdır.

Birden fazla ihracatçı, transfer alıcısı, para birimi veya farklı ödeme kaynağı bulunması durumunda ayrı Transfer Bildirim Formlarının düzenlenmesi gerekebilir.

3.4. Fatura ile ödeme tutarı uyumlu olmalıdır

Faturanın yalnızca bir kısmının tescilden önce ödenmiş olması işlemin tamamını peşin hâle getirmez.

Örneğin 100.000 avroluk faturanın 80.000 avrosu tescilden önce, 20.000 avrosu ise tescilden sonra ödenmişse, gerekli başka bir istisna veya özel uygulama bulunmadığı sürece 20.000 avroluk vadeli kısım üzerinden %6 KKDF hesaplanır.

Kısmen peşin, kısmen vadeli işlemlerde KKDF, vadeli kalan tutar üzerinden hesaplanarak beyanname kalemlerine dağıtılır.

3.5. Ödeme ile ithalat arasındaki illiyet bağı kurulmalıdır

Banka transferinin ilgili ithalata ait olduğunun açıkça gösterilebilmesi gerekir.

Bu nedenle banka transfer açıklamasında en azından fatura veya proforma fatura numarası, ihracatçı unvanı, sipariş veya sözleşme numarası ile ödemenin niteliği belirtilmelidir.

Transfer açıklamasının boş olması otomatik olarak KKDF doğurduğu anlamına gelmez. Ancak aynı ihracatçıya çok sayıda ödeme ve ithalatın bulunduğu durumlarda ödemenin hangi faturaya ait olduğunun kanıtlanamaması ciddi bir tevsik riski yaratır.

 

4. Peşin Ödemeye Rağmen KKDF Riski Doğuran Başlıca Haller

4.1. Ödeme talimatının verilmiş ancak transferin tamamlanmamış olması

Şirketin muhasebe sisteminde ödemenin yapılmış görünmesi ile bankacılık sistemi üzerinden transferin tamamlanmış olması aynı şey değildir.

Ödeme talimatının şirket içinde onaylanması, ödeme dosyasının bankaya yüklenmesi, bankanın işlemi beklemeye alması, tutarın ithalatçının hesabında bloke edilmesi veya yaptırım ve uygunluk kontrolünün devam etmesi tek başına peşin ödeme kanıtı değildir.

Transferin bankacılık sistemi üzerinden tamamlanması ve Transfer Bildirim Formuyla tevsik edilmesi gerekir.

Özellikle beyanname tescilinin ödeme işlemiyle aynı gün yapılacağı durumlarda, Belge ID oluşturulmadan tescil işlemi gerçekleştirilmemesi en güvenli yaklaşımdır.

 

4.2. SWIFT veya Transfer Bildirim Formundaki referans hataları

Ödemenin yurt dışına gönderilmiş olması, söz konusu ödemenin incelenen ithalata ait olduğunu kendiliğinden kanıtlamaz.

SWIFT açıklamasında fatura numarasının bulunmaması, yanlış proforma numarasının yazılması, ödeme tutarının birden fazla faturayı kapsamasına rağmen dağılımın gösterilmemesi, TBF’deki ihracatçı unvanının faturadaki unvanla uyuşmaması veya fatura yerine yalnızca genel bir cari hesap açıklaması kullanılması, ödeme ile ithalat arasındaki bağlantının sorgulanmasına neden olabilir.

Bu tür bir uyumsuzluk her durumda otomatik KKDF sonucunu doğurmasa da, ithalatçının peşin ödeme iddiasını kanıtlama gücünü önemli ölçüde azaltır.

 

4.3. Proforma fatura ile nihai ticari fatura arasında fark bulunması

İthalat bedeli proforma faturaya göre peşin ödenmiş ancak nihai ticari fatura daha yüksek düzenlenmişse, aradaki fark ayrıca incelenmelidir.

Örneğin proforma faturanın 95.000 avro, peşin transferin 95.000 avro ve nihai faturanın 100.000 avro olması hâlinde, 5.000 avroluk fark tescilden önce ödenmemişse bu kısım yönünden KKDF riski ortaya çıkabilir.

Transfer Bildirim Formunun nihai faturayla eşleştirilmesi ve sonradan ortaya çıkan farkın ödeme tarihinin kontrol edilmesi gerekir.

 

4.4. Banka ve muhabir banka masrafları

Uluslararası transferlerde banka veya muhabir banka masrafları nedeniyle ihracatçının hesabına fatura tutarından daha düşük bir bedel ulaşabilir.

Örneğin 10.000 ABD doları tutarındaki fatura için ithalatçının bankasından 10.000 ABD doları çıkmasına rağmen muhabir banka tarafından 50 ABD doları kesilerek satıcının hesabına 9.950 ABD doları geçebilir.

2017/20 sayılı Genelgeye göre transfer sırasında bilinen komisyon ve masrafların Transfer Bildirim Formunda gösterilmesi, sonradan ortaya çıkan masrafların ise bankaya bildirilmesi gerekir.

Muhabir banka kesintisi her durumda otomatik olarak KKDF doğurmaz. Kesinti yalnızca bankacılık masrafıysa ve TBF ile banka kayıtları üzerinden açıklanabiliyorsa ticari borcun eksik ödendiği sonucuna doğrudan varılmamalıdır. Buna karşılık ihracatçı kesilen tutarı ithalatçıdan ayrıca talep ediyor ve söz konusu ticari bakiye tescilden sonra ödeniyorsa, sonradan ödenen kısım KKDF riski taşır. İthalatçının baştan eksik transfer yaptığı durumlarda ise eksik kalan kısım peşin ödeme sayılmaz.

 

4.5. Peşin gönderilen transferin geri dönmesi

Peşin gönderilen ithalat bedelinin hatalı IBAN, kapanmış hesap, yanlış lehtar, yaptırım veya ambargo kontrolü, bankanın uyum incelemesi ya da alıcı bankanın transferi reddetmesi gibi nedenlerle ithalatçının hesabına geri dönmesi ciddi bir KKDF riski yaratır.

Gelir İdaresi Başkanlığının 16 Haziran 2016 tarihli görüşünde, belirli şartların birlikte bulunması hâlinde geri gelen bedelin, hesaba dönüş tarihini takip eden günden itibaren iki iş günü içinde yeniden yurt dışına transfer edilmesi durumunda peşin ödeme niteliğinin korunabileceği belirtilmiştir.

Bu yaklaşımın uygulanabilmesi için iadenin teknik veya bankacılık kaynaklı olması, ithalat sözleşmesinin iptal edilmemiş olması, geri gelen tutarın ithalatçının serbest kullanımına bırakılmaması, ithalatçının durumu yazılı olarak bankaya açıklaması ve bedelin süresinde yeniden gönderilmesi önem taşır.

Dolayısıyla “geri gelen her transfer için koşulsuz iki iş günü vardır” şeklinde bir değerlendirme doğru değildir. İki iş günlük uygulama, idari görüşte belirtilen şartlara bağlıdır.

Daha önce bir gümrük beyannamesinde kullanılan Transfer Bildirim Formuna bağlı transferin geri gelmesi hâlinde banka, durumu ilgili gümrük idaresine bildirir.

Bedelin öngörülen süre içinde yeniden transfer edilmemesi durumunda KKDF ve buna bağlı kamu alacaklarının tahsili gündeme gelebilir.

Şirketler bu nedenle yalnızca ödeme gününü değil, ithalat sonrasındaki hesap hareketlerini de izlemelidir.

 

4.6. İhracatçı yerine üçüncü bir kişiye ödeme yapılması

Faturayı düzenleyen ihracatçı ile ödemenin gönderildiği kişi veya şirketin farklı olması, KKDF açısından yüksek tevsik riski taşır.

Ancak üçüncü kişiye yapılan her ödeme otomatik olarak KKDF’ye tabi değildir.

Gelir İdaresinin çeşitli özelgelerinde, ihracatçı tarafından gösterilen başka bir firma veya kişinin yurt dışındaki hesabına yapılan ödemenin, gümrük yükümlülüğünün başlamasından önce gerçekleştirilmesi, ihracatçının açık ödeme talimatının bulunması, ödemenin ilgili ithalat bedeline ait olduğunun kanıtlanması ve temlik, faktoring veya benzeri ilişkinin belgelendirilmesi şartlarıyla ihracatçıya yapılmış ödeme olarak kabul edilebileceği yönünde görüşler verilmiştir.

Faktoring şirketine yapılan ödeme

İhracatçının ithalatçıdan olan alacağını yurt dışındaki bir faktoring veya finansman şirketine devretmesi mümkündür.

23 Haziran 2015 tarihli Gelir İdaresi görüşünde, ihracatçı tarafından gösterilen yurt dışındaki faktoring şirketine tescilden önce yapılan ve ilgili ithalat işlemiyle bağlantısı kanıtlanan ödemenin KKDF’ye tabi olmayacağı değerlendirilmiştir.

Bu tür işlemlerde alacağın temlik edildiğini gösteren sözleşme veya bildirim, ihracatçının imzalı ödeme talimatı, faktoring veya finansman sözleşmesi, ilgili ticari veya proforma fatura, ödeme alıcısının banka hesap bilgileri, Transfer Bildirim Formu ve ihracatçının ödemenin borcu kapattığına ilişkin teyidi transferden önce hazırlanmalıdır.

Noter onayı veya apostil, incelenen özelgelerde genel ve zorunlu bir şart olarak öngörülmemiştir. Bununla birlikte yüksek tutarlı veya sıra dışı işlemlerde belgenin gerçekliğini güçlendiren ilave onaylar, risk yönetimi açısından tercih edilebilir.

 

4.7. İthalat bedelinin üçüncü bir kişi tarafından ödenmesi

Üçüncü kişi ödemelerinde, ithalatçının ihracatçı yerine başka bir alıcıya ödeme yapması ile başka bir kişinin ithalatçı adına ihracatçıya ödeme yapması birbirinden ayrılmalıdır. İkinci durumda ödeme doğru ihracatçı hesabına gitmekte ancak para ithalatçının banka hesabından çıkmamaktadır.

Gelir İdaresinin 15 Ağustos 2017 tarihli ilişkin görüşünde, ithalatçının eşi tarafından yapılan ödemenin ithalatla bağlantısının kurulması hâlinde kabul edilebileceği; başka bir kişi tarafından yapılan ödemenin ise yalnızca ilgili ithalata ait olduğunun ve başka bir ticari işleme dayanmadığının kanıtlanması şartıyla KKDF’siz değerlendirilebileceği belirtilmiştir.

Başka bir özelgede ise yurt dışındaki bir şirketin ithalatçı adına ihracatçıya ödeme yapmasının, ödemenin tescilden önce yapılması, ihracatçı ve ödemeyi yapan şirketten alınan belgelerle bağlantının kanıtlanması ve ödemenin doğrudan ilgili ithalat bedeline ait olması şartlarıyla KKDF doğurmayabileceği değerlendirilmiştir.

Bu durumda üçüncü kişinin ithalatçı adına ödeme yapma yetkisini veya yükümlülüğünü gösteren sözleşme, ithalatçı ile ödeyici arasındaki hukuki ve mali ilişkinin açıklaması, ödemenin borç, avans, sermaye veya cari hesap niteliği, ilgili fatura numarasını içeren SWIFT veya banka açıklaması, ihracatçının ödemenin ilgili faturayı kapattığına ilişkin teyidi ve ödemenin ithalatçı muhasebe kayıtlarındaki karşılığı bulunmalıdır.

Üçüncü kişi ödemelerine ilişkin özelgeler somut olayın kendi belge setine dayanır. Bu nedenle söz konusu görüşler her üçüncü kişi ödemesi için genel bir güvenli liman olarak değerlendirilmemelidir.

 

4.8. Cari hesap netleştirmesi ve grup içi mahsup

Çok uluslu şirketlerde borç ve alacakların merkezi hazine veya netting sistemi üzerinden mahsup edilmesi yaygın bir uygulamadır.

Ancak bir grup şirketinin muhasebe sisteminde ithalat borcunun kapanmış görünmesi, bedelin KKDF açısından peşin ödendiğini kendiliğinden göstermez.

25 Ekim 2016 tarihli Gelir İdaresi görüşünde, grup içi netleştirme işleminin peşin ödeme olarak kabul edilebilmesi için Türkiye’deki ithalatçının holding veya merkez şirkete yaptığı ödemenin, holding veya merkez şirketin ihracatçı grup şirketine yaptığı ödemenin ve her iki işlemin de gümrük yükümlülüğünün başlamasından önce gerçekleştiğinin belgelenmesi gerektiği belirtilmiştir. Yalnızca yurt dışı cari hesap mahsubunun bulunduğu ancak fiili ödeme zincirinin kanıtlanamadığı durumlarda KKDF riski devam etmektedir.

Bu nedenle grup içi netting dosyasında netting sözleşmesi, iştirak ve grup yapısı, borç-alacak listeleri, ödeme bildirimleri, merkez şirket hesap hareketleri, ihracatçı tahsilat teyidi ve ilgili fatura eşleştirmeleri birlikte saklanmalıdır.

 

4.9. Takas işlemleri

Cari hesap mahsubu ile gümrük mevzuatında düzenlenen özel takas işlemi aynı değildir.

Gümrükler Genel Müdürlüğünün 2017/1 sayılı Genelgesi kapsamında özel takas yolunun kullanılabilmesi için ithalat ve ihracat taraflarının aynı olması, ithal ve ihraç eşyasının sözleşmede açıkça gösterilmesi, ilgili gümrük idaresine başvurulması, takas işlemi için onay kodu alınması, beyannamelerde “Özel Takas” ödeme şeklinin kullanılması, KKDF tutarı için teminat verilmesi ve takasın belirlenen süre içinde tamamlanması gerekir.

Dolayısıyla “nakit transfer yoksa her durumda KKDF vardır” şeklinde mutlak bir değerlendirme doğru değildir.

Mevzuata uygun özel takas prosedürü tamamlanmışsa KKDF doğmayabilir. Buna karşılık yalnızca şirketlerin kendi muhasebe sistemlerinde yaptıkları mahsup işlemi, özel takas prosedürü yerine geçmez.

 

4.10. Sonradan ortaya çıkan kıymet ve fiyat farkları

Bazı ithalatlarda eşyanın kesin kıymeti beyanname tescil tarihinde belirlenememektedir.

Transfer fiyatlandırması düzeltmeleri, dönem sonu fiyat farkları, emtia fiyatı ayarlamaları, royalti ve lisans bedelleri, performansa bağlı fiyat unsurları ile istisnai kıymet kapsamında tamamlayıcı beyana konu tutarlar sonradan kesinleşebilir.

İlk ticari faturanın tamamen peşin ödenmiş olması, sonradan kesinleşen ilave kıymetin KKDF riskini otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

İstisnai kıymet yoluyla sonradan beyan edilecek tutarın tamamlayıcı beyanın verilmesi gereken süreden önce ödenmesi ve ödeme belgesinin sunulması gerekir.

Sonradan kesinleşen farkın tamamlayıcı beyan süresi içinde ödenmemesi hâlinde, ilgili fark üzerinden KKDF gündeme gelebilir.

 

4.11. Serbest bölgeden yapılan ithalatlar

Serbest bölgeden Türkiye’ye yapılan ithalatlarda ödeme zinciri ayrıca incelenmelidir.

Serbest bölgedeki satıcı ile yurt dışındaki asıl ihracatçı arasında ortaklık, şube, temsilcilik veya benzeri bir bağlılık ilişkisi bulunması hâlinde hem Türkiye’deki ithalatçının serbest bölge satıcısına yaptığı ödeme hem de serbest bölgedeki satıcının yurt dışındaki asıl ihracatçıya yaptığı ödeme kontrol edilebilir.

2011/16 sayılı Genelgede ilişkili yapılarda her iki ödeme aşamasının da gümrük yükümlülüğünün başlamasından önce tamamlanmasının aranabileceği belirtilmiştir.

Serbest bölgedeki satıcının yurt dışındaki ihracatçıyla bağlantısının bulunmadığı bağımsız alım-satım işlemlerinde ise asıl ihracatçıya yapılan ödemenin ayrıca kanıtlanması aranmayabilir.

 

4.12. Antrepo ve geçici depolama yeri devirleri

Antrepoda veya geçici depolama yerinde bulunan eşyanın serbest dolaşıma girişten önce başka bir firmaya satılması hâlinde, devralan ithalatçının devreden firmaya yaptığı ödeme ile devreden firmanın yurt dışındaki satıcıya yaptığı ödeme olmak üzere iki ayrı ödeme ilişkisi ortaya çıkar.

2011/16 sayılı Genelge uyarınca her iki ödeme zincirinin de gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce veya en geç bu tarihte tamamlanması ve tevsik edilmesi gerekebilir.

Devralan firmanın devredene peşin ödeme yapması, devreden firmanın yurt dışındaki satıcıya olan borcu vadeli olarak devam ediyorsa tek başına yeterli olmayabilir.

2017/20 sayılı Genelgede antrepo ve geçici depolama yeri devirlerinde Transfer Bildirim Formu ve Belge ID kullanımına ilişkin ayrıntılı düzenlemeler de bulunmaktadır.

 

5. KKDF Eksikliğinde Uygulanabilecek Vergi ve Cezalar

KKDF eksikliğinin sonradan kontrol, gümrük incelemesi veya başka bir denetim sırasında tespit edilmesi hâlinde mali sonuç yalnızca %6 oranındaki KKDF aslıyla sınırlı değildir.

İthalatta tahsil edilmesi gerektiği hâlde ödenmeyen KKDF hakkında Gümrük Kanunu’nun 234. maddesi kapsamında işlem yapılacağı açıktır.

Somut olayın niteliğine bağlı olarak vadeli kabul edilen ithalat bedeli veya ilgili kısmı üzerinden %6 oranında KKDF aslı, Gümrük Kanunu’nun 234. maddesindeki şartların bulunması hâlinde vergi farkının üç katı tutarında ceza, KKDF’nin ithalatta ÖTV ve KDV matrahına girmesi nedeniyle doğan ilave ithalat ÖTV ve KDV’si, ek ÖTV ve KDV farkı yönünden Gümrük Kanunu kapsamında gündeme gelebilecek idari para cezası ve ilgili tahsilat ile gümrük hükümlerine göre hesaplanacak gecikme faizi veya gecikme zammı söz konusu olabilir.

 

6. Kendiliğinden Bildirim: Gümrük Kanunu’nun 234/3. Maddesi

İthalatçı firma geri dönen transferi, eksik ödenmiş fatura tutarını, hatalı TBF eşleştirmesini, üçüncü kişi ödemesindeki belge eksikliğini veya sonradan ortaya çıkan kıymet farkını gümrük idaresi tarafından tespit edilmeden önce fark edebilir.

Gümrük Kanunu’nun 234/3. maddesine göre, vergi farkına yol açan aykırılığın gümrük idaresince tespit edilmesinden önce beyan sahibi tarafından bildirilmesi hâlinde, ilgili ceza kanuni cezanın yüzde 10’i oranında uygulanır.

Bu düzenleme zaman zaman “pişmanlık” veya “kendini ihbar” olarak adlandırılsa da, teknik olarak Vergi Usul Kanunu’ndaki pişmanlık müessesesiyle aynı değildir.

Ayrıca yüzde 10 uygulaması KKDF aslını, doğabilecek ek KDV’yi ve gecikme faizi veya zammını ortadan kaldırmaz. İndirim yalnızca Gümrük Kanunu kapsamındaki idari para cezasına ilişkindir.

Kendiliğinden bildirimden yararlanılabilmesi için gümrük idaresinin aykırılığı tespit etmesinden önce hareket edilmesi gerekir. Sonradan kontrol veya inceleme sürecinin başlamış olması durumunda somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.

 

7. Sonuç

İthalatta KKDF değerlendirmesi, gümrük beyannamesindeki ödeme şekli koduna veya şirket muhasebesinde borcun kapanmış görünmesine indirgenemez.

Bir işlemin KKDF’siz peşin ithalat olarak kabul edilebilmesi için ödemenin doğru zamanda, doğru tutarda, doğru kişi tarafından, doğru hesaba ve ilgili faturaya açıkça bağlı şekilde gerçekleştirilmesi ve bu hususların banka kayıtları, Transfer Bildirim Formu ve ticari belgeler üzerinden kanıtlanması gerekir.

Özellikle üçüncü kişilere yapılan ödemeler, üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirilen transferler, faktoring ve alacak temlikleri, grup içi netleştirmeler, credit note mahsupları, geri dönen SWIFT transferleri, antrepo ve serbest bölge devirleri ile sonradan kesinleşen kıymet unsurları standart peşin ödemelere göre daha yüksek KKDF riski taşır.

Ticari borcun taraflar arasında sona ermiş olması ile ithalat bedelinin KKDF mevzuatı açısından peşin ödenmiş kabul edilmesi her zaman aynı sonucu doğurmaz.

Bu nedenle ödeme yöntemi, gümrük beyannamesinin tescilinden önce finans, muhasebe, dış ticaret ve gümrük ekipleri tarafından birlikte kontrol edilmeli; sıra dışı ödeme yapıları işlem gerçekleştirilmeden önce hukuki ve teknik açıdan belgelendirilmelidir.

Bir eksikliğin sonradan fark edilmesi hâlinde ise gümrük idaresinin tespitini beklemek yerine Gümrük Kanunu’nun 234/3. maddesi kapsamında kendiliğinden bildirim imkânı derhâl değerlendirilmelidir.